Güncel Blog

Aleksandr Sergeyevic Puskin

 

Puşkin Kimdir? Hayatı, Eserleri ile Puşkin Biyografisi!

19. Yüzyıl Rus şairi. Şiirlerinde günlük konuşma dilini gerçekçi bir üslupla kullanmış olan Rus edebiyatının kurucusu ve en büyük şairi olarak anılan Puşkin 29 Mayıs 1799 yılında Moskova’da kültürlü ve aristokrat bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Sergey Lvoiç ve annesi Nadejda Osipovna Hannibal soylu ailelerin çocuklarıydı. Puşkin’in çocukluğu dadılarla, Fransız özel öğretmenlerle ve mürebbiyelerle geçti.Rusça’yı bakıcısı Arina Rodionovna’dan öğrendi. Çok erken yaşlarda yazmaya başlayan Puşkin, ilk şiirini yayınladığında sadece 14 yaşındaydı.

1811 ‘ 1817 yılları arasında Saint Petersburg yakınlarındaki Tsarskoye Selo’da, The Imperial Lyceum’da eğitim gördü. Burada dış dünyadan soyutlanmış bir şekilde eğitimini sürdürüken, ilk büyük çalışması ‘Ruslan ve Ludmila’yı yazmaya başladı.Bu eserin temellerini büyükannesinin ona Fransızca anlattığı bir Rus halk öyküsü oluşturuyordu. Yaşlı dadısının yıllar boyunca ona anlattığı hikayeler de edebi ve ruhsal gelişiminde büyük rol oynuyordu. Puşkin, daha önce Rus edebiyatında kullanılmayan rahat ve özgürlükçü diliyle Rusya’da ilgi toplamaya başladığı sırada, Rus Çarı I.Aleksandr tarafından Kafkasya’ya atandı. Burada ‘Kafkas Esiri’ ve ‘Bahçesaray’ destanlarını yazdı.

Kafkasya’dan döndükten sonra Rusya’daki askeri yönetime karşı sarf ettiği sert sözler ve politik şiirleri yüzünden mayıs 1820’de başkente girmesi yasaklandı. Ekaterinoslav’a gönderilen Puşkin, kibarca sürgün edilmiş oldu.

1833’te tamamladığı şiirsel romanı ‘Evgene Onegin’ Rus literatürünün en büyük baş yapıtı olarak görüldü. 1879 yılında bu eseri operya uyarlandı.

Rusya’nın çeşitli bölgelerinde sürgünde geçen hayatına rağmen Puşkin, şiir yazmaya devam etti. Evgene Onegin’i yazdığı sırada, bir arkadaşının kardeşine aşık oldu. Daha sonrada Dalmaçyalı bir tüccarın karısı olan Amalia Riznich ile aşk yaşadı. Amalia Riznich için de aşk şiirleri yazdı.

1831 yılında büyük tarihi draması olan ‘Boris Godunov’yayınlandı. Bu eseri, 1598 ve 1605 yılları arasında Rus Çarı olan, Boris Fyodorovich Godunov’un hayatını temel alarak yazdı.

Puşkin’in Rus yönetimiyle sorunları devam etti. 1824’te Çar tarafından memleketinden sürgün edildi. Daha sonra yeni Çar I.Nicholas başkente girmesine yeniden izin verdi.

1829’da dört aylığına Transcaucasia’ya gitti. 1830’da başka bir aile malikanesinin bulunduğu Boldino’ ya gitti. Burada koleraya yakalandı. Hastalıkla mücadele halinde olduğu üç ay, Puşkin’in edebi anlamda çok üretken olduğu bir dönem oldu. 1833 yılında tarih araştırması için Ural’ın doğusuna seyahat etti.

Puşkin son yıllarında, daha sonra yarım bıraktığı tarihi çalışması “Büyük Petro’nun Arabı’nı yazmaya başladı. 1833 yılında ‘Bronz Süvari’ adlı eserini yazdı. Bu eseri yazarken, 1824 yılında Petersburg’da yaşanan ve 10000 kişinin hayatını kaybettiği tahmin edilen sel felaketinden ilham aldı.

Natalya Nikolayevna Goncharova’ya aşık olduğunda, yıl 1829’du, iki yıl sonra da evlendiler. Mutsuz bir evlilik sürdürdüler. Eşinin abartılı ve gereksiz sosyal yaşamı Puşkin’i borca sürükledi ve ölümünü hazırladı. Eşi ve Baron Georges d’Anthès arasındaki ilişkinin dedikoduları yayılmaya başladı. Anthes başka biriyle evlenmiş olmasına rağmen bu durumu örtbas edemedi. Puşkin onurunu korumak için Anthes’i düelloya çağırdı ve bunu yaparak bir anlamda ölüme meydan okudu, çünkü Anthes’in ordunun en iyi nişancılarından biri olduğu biliniyordu. 27 Ocak 1837’de Saint Petersburg yakınlarında düelloyu yapmaya karar verdiler. Puşkin düelloda Anthes’i omuzundan yaralamayı başarmasına rağmen, Anthes’in atışıyla karnından aldığı yara yüzünden iki gün can çekiştikten sonra öldü.

Puşkin’in mezarı köyünde, Mihaylovskoye’de bulunmaktadır. Ayrıca düelloya gitmeden önce uğradığı son yer olan Petersburg’daki Nevski Prospekt’de Wolf’s şekercisinde de balmumundan bir heykeli bulunmaktadır.

Ruslan i Lyudmila ‘Ruslan ve Ludmila (1820) (şiir)
Kavkazskiy Plennik ‘ Kafkas Esiri (1822) (şiir)
Bakhchisarayskiy Fontan ‘Bahçesaray Selsebili (1824) (şiir)
Tsygany ‘ Çingeneler (1827) (öyküsel şiir)
Poltava (1829)
Küçük Trajediler (1830)
Boris Godunov (1825) (drama)
Papaz ve uşağı Balda’nın hikayesi (1830) (şiir)
Povesti Pokoynogo Ivana Petrovicha Belkina ‘ İvan Petroviç Belkin’in hikayesi ( Atış, Kar Fırtınası, Cenazeci, Menzil Müdürü ve Bey’in Kızı) (1831) (düzyazı)
Çar Saltan Masalı (1831) (şiir)
Dubrovsky (1832-1833) ( roman)
Prenses ve 7 Kahraman (1833) ( şiir)
Pikovaya Dama ‘ Maça Kızı (1833) (operaya uyarlandı)
Altın Horoz (1834) (şiir)
Balıkçı ve Altın Balığın Hikayesi (1835) (şiir)
Yevgeniy Onegin (1825-1832) (şiirsel roman)
Mednyy Vsadnik ‘ Bronz Süvari (1833) (şiir)
Yemelyan Pugachev isyanının Tarihi (1834) (düz yazı)
Kapitanskaya Dochka – Yüzbaşının Kızı (1836) (düz yazı)
Kirdzhali ‘Kırcali (kısa hikaye)
Gavriiliada
Istoriya Sela Goryukhina ‘ Goryukhino Köyü’nün Hikayesi (tamamlanmadı)
Stseny iz Rytsarskikh Vremen ‘Şövalye Hikayeleri
Yegipetskiye Nochi ‘ Mısır Geceleri (kısa şiirsel hikaye, tamamlanmadı)
K A.P. Kern ‘ AP. Kern’ne (şiir)
Bratya Razboyniki’ Haydut Kardeşler (oyun)
Arap Petra Velikogo ‘ Büyük Petro’nun Arabı (tarihsel roman, tamamlanmadı)
Graf Nulin ‘ Kont Nulin
Zimniy vecher ‘ Kış akşamı

 

Puşkin Hakkında

Bundan yaklaşık iki yüz yıl önce, çağdaş Rus edebiyatının yaratıcısı ve tüm zamanların en büyük şairlerinden biri olan Aleksandr Sergyeviç Puşkin, tarihe “dekabristler” adıyla yazılacak olan, çara karşı bir “darbe” girişimi iddiasıyla tutuklanarak Sibirya maden ocaklarına gönderilen arkadaşları için aşağıdaki şiiri yazmıştı:

Sibirya maden ocaklarının derinliklerinde
O gururlu sabrınızı koruyun,
Sizin yüksek amaçlar uğrundaki düşünceleriniz
Ve hüzünlü emekleriniz yok olmayacak.
Mutsuzluğun sadık kardeşi,
Karanlık yer altındaki umut,
Cesaret ve neşe uyandıracak,
Beklenen zaman gelecektir.
Sevgi ve dostluk size kadar
Karanlık hapishanelerden geçerek ulaşacak,
Tıpkı benim özgür sesimin,
Sizin kürek cezası ininize ulaştığı gibi.
Ağır zincirler düşecek,
Zindanlar çökecek – ve özgürlük
Sizi neşeyle kapıda karşılayacak
Kardeşleriniz size kılıçlarını teslim edecek.
(Çev: M.İdil)

Sanki iki yüz yıl öncesinden Silivri’ye seslenir gibi.

Zulüm her çağda şiddetinden bir dirhem bile kaybetmeden sürmüş gelmiş, koç başı misali sabır kapımızı yıkmaya uğraşıp duruyor.

Dekabrist ayaklanma girişimine fiziki olarak katılamayan, ancak arkadaşlarıyla fikir birliğinde olduğu bilinen Puşkin’in Trigorskoye’deki evine 4 Eylül 1826’da gün ağarmaya yakın yaşlı dadısı Arina Rodiyovna gelir. Telaşlıdır. Kasabada Puşkin’e yakın dostları Çar I. Nikola’nın talimatıyla tutuklanmaya başlanmıştır. Evlerde arama yapılmaktadır.

Bir kaç saat içinde jandarmalar Trigorskoye’ye de gelirler. Puşkin’i tutuklayarak, Çar Nikola’nın huzuruna çıkarmak üzere Moskova’ya hareket ederler.

8 Eylül 1826’da Puşkin Çar I.Nikola’nın huzuruna çıkar. Görünüşü berbattır.

Çar Nikola, Puşkin’i hiç beklemediği şekilde, büyük bir saygıyla karşılar. Uzun bir konuşmanın ardından Nikola, “14 Aralık’ta Petersburg’da olsaydın, olaylara karışır mıydın?” diye sorar.

Puşkin hiç tereddüt etmeden, “Hiç kuşkunuz olmasın majesteleri,” der. “Bütün arkadaşlarım oradaydı. Katılmamam söz konusu bile olamazdı. Ben o anda başka yerde olduğum için onların yanında değildim.”

Kurnaz bir adam olan Nikola, Puşkin’i zayıf yerinden yakaladığını anlar. Puşkin, o gece arkadaşlarına katılamamış olmanın sıkıntısını yaşamaktadır. Hemen ardından can alıcı sorularını sormaya başlar:

“Görüşleriniz değişti mi Aleksandr Sergyeviç?”

Puşkin cevap vermez.

“Size özgürlüğünüzü bağışlarsam, görüşlerinizi değiştirmeyi kabul eder misiniz?”

“Bu ne demek oluyor majesteleri?”

“Çok basit. Sizin şiirlerinizin bütün o asilerin cebinden çıktığını, hepsinin ezberinde en az bir şiiriniz olduğunu biliyorum. Çara karşı, çarlığa karşı bu düşmanca tutumunuzdan vazgeçmeniz koşuluyla, size özgürlüğünüzü teklif ediyorum. Bu kadar basit.”

Puşkin yine susar. Neden sonra, gözlerini Çarın gözlerine dikerek, değişeceğine dair söz verir.

Çar, gözle görülür biçimde rahatlamıştır. Konuyu değiştirmek istercesine, “Şu sıralarda yazdığınız bir şeyler var mı?” diye sorar.

“Hayır majesteleri,” diye yanıtlar Puşkin. “Uyguladığınız sansür çok katı. Yazma alanı bırakmıyor insana.”

“İyi ama, merak ettiğim de bu zaten: Neden sansüre takılacak şeyler yazmakta bu kadar ısrarcı davranıyorsunuz?”

“Yanılıyorsunuz majesteleri. Sansürün sınırları öylesine geniş ve belirsiz ki, sıradan ve masum bir şey yazmış olsam bile, sansüre takılacaktır, eminim.”

“Geliniz, sizinle şöyle bir anlaşma yapalım. Size uygulanacak sansür benim denetimimden geçsin. Yani, yazdıklarınızı önce bana gönderin, ben karar vereyim. Ne dersiniz?”

Puşkin cevap vermez.

Suskunluğu bir “kabul” olarak gören Çar Nikola, Puşkin’in koluna girerek onu kendisini bekleyen üst düzey konukların bulunduğu odaya götürür.

“Baylar!” dedi gür bir sesle. “İşte size yeni Aleksadr Sergyeviç Puşkin! Eskisini unutalım.”

Puşkin Mihaylovskoye’ye döner.

O andan itibaren, ölümüne kadar sürecek olan müthiş bir savaş başlatır. Her gördüğü noktada Çarlık despotizmine haykıran şiirler yazar. Şiirleri kulaktan kulağa, elden ele dolaşarak tüm Rusya’yı kaplar.

Puşkin tutuklanmış, Çar’ın da karşısına çıkarılmıştır. Uslanacakmış gibi sessiz kalmıştır Çar Nikola’nın karşısında. Dışarıda kendisini bekleyen özgürlük ve savaşması gereken düşman vardır.

Kafasını sallaması ve bir anda saraya “asimile” olması tüm hayatını değiştirecektir. Ama kabul etmez. Kendisini yine Sibirya steplerinde bulur.

Avazı çıktığı kadar bağırmaktadır: Özgürlük!

Sanatçı budur işte.

Bir huzura kabul edilmekle, bin huzursuzluğu görmezden gelmeyen insandır.

Onun için adı da tarihe altın harflerle yazılmıştır.

Onun için de özgürlük denince tüm Rusya steplerinde Puşkin sesi yankılanır…

Kategori: Biyografi

Benzer Konular

Halil Sezai Paracıkoğlu Kimdir?

Halil Sezai Paracıkoğlu Kimdir?

Halil Sezai Paracıkoğlu Biyografisi   Halil Sezai Paracıkoğlu, aslında her ne kadar İsyan ve Olsun...

Didem İnselel Kimdir?

Didem İnselel Kimdir?

Didem İnselel Biyografi   Didem İnselel, İstanbul’da 13 Temmuz 1976 tarihinde doğmuştur. Tam adı Uğur...

Pablo Neruda Kimdir?

Pablo Neruda Kimdir?

Pablo Neruda Biyografi   Şili’de demiryolu işçisi bir baba ve öğretmen bir annenin çocuğu olarak...

Chp Milletvekili Selin Sayek Böke Biyografisi

Chp Milletvekili Selin Sayek Böke Biyografisi

Selin Sayek Böke Kimdir?   Selin Sayek Böke, 1 Kasım 2015 seçimlerinde aday olduğu bölge...

Kaan Urgancıoğlu Kimdir?

Kaan Urgancıoğlu Kimdir?

Bugünlerde Kara Sevda dizisinin kötü adamı Emir Kozcuoğlu rolünde gözümüze çarpan yakışıklı oyuncu; Kağan Urgancıoğlu...

Sitemizde yayınlanan içerikler editörlerin ve internet üzerinde beğenilen yazılardan oluşmaktadır. Fehva.com yayınladığı içeriklerde herhangi bir tavsiye, öneri ya da reddiyede bulunmamaktadır. Sitemizde telif hakkınız olduğunu düşündüğünüz içerikler varsa adresine mail atmanız halinde memnuniyetle ilgilenilecektir.

Yukarı