Güncel Blog

Stefan Zweig Biyografisi, Hayatı, Eserleri

28 Kasım 1881 de Viyana doğumlu. 23 Şubat 1942 dePetrópolis, Brezilya’da hayatını kaybetti. Avusturyalı romancı, oyun yazarı, gazeteci ve biyografi yazarıdır.

 

Stefan Zweig Biyografi

 

Babası varlıklı bir sanayici olan Stefan Zweig, küçük yaşlardan itibaren kültür ve edebiyat alanında eğitim görmeye başladı; İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Latince ve Yunanca öğrendi. Viyana ve Berlin üniversitelerinde felsefe öğrenimi gördü. İlk şiirlerini lisedeyken, Hugo von Hofmannsthal’ın ve Rainer Maria Rilke’nin eserlerinin etkisiyle yazdı. 1901’den sonra Fransızca yazan Paul Verlaine ve Baudelaire’in şiirlerini Almancaya çevirdi. İsrail’in kurucusu Theodor Herzl ile tanıştı ve dost oldu. Gazetelerde muhabirlik yaptı. 1907-1909 yılları arasında Seylan, Gwaliar, Kalküta, Benores, Rangun ve Kuzey Hindistan’ı gezdi, bunu, 1911’deki New York, Kanada, Panama, Küba ve Porto Riko’yu kapsayan Amerika yolculuğu izledi. 1914 yılında Belçika’ya Émile Verhaeren’in yanına gitti.

Birinci Dünya Savaşı’nda (1914-1917) gönüllü olarak Viyana’da savaş karargâhında “Savaş Arşivi”nde memur olarak çalıştı. Savaştan sonra Avusturya’ya dönerek Salzburg’a yerleşti. 1920 yılında, Frederike Von Winternit ile evlendi. Stefan Zweig Salzburg’da yaklaşık 20 yıl yaşadı. Kapuzinerberg’in yamacındaki villasında geçirdiği yıllar, Zweig’ın en verimli yıllarıdır. Kapuziner yokuşu, 5 numaradaki villayı, Friderike ile evli olduğu yıllarda satın aldı. Salzburg’da geçirdiği yıllardır Zweig’ı edebiyatta doruğa tırmandırdı, en güzel eserlerini, kente ve Salzach’a yukardan bakan iki katlı, ağaçlar arasına gizlenmiş villada yazdı. Kısa sürede ünlü insanlarla dostluk kurdu, onları sık sık Salzburg’da konuk etti. Romain Rolland, Thomas Mann, H.G. Wells, Hugo von Hoffmannstahl, James Joyce, Franz Werfel, Paul Valery, Arthur Schnitzler, Ravel, Toscanini ve Richard Strauss, Zweig’in konuğu oldu. Salzburg’da geçen yıllarında Zweig, Avrupa’nın düşünsel birliği için ağırlığını koydu; makaleleriyle ve konferanslarıyla aşırılıklara karşı uyarılarda bulundu; diplomatik çevrelere, akıl ve sabır çağrısı yaptı. 1927’de Almanya’nın Münih şehrinde “Duygu Karmaşası”, “Yıldızın Parladığı Anlar” ve “Tarihsel Baş Minyatür” adlı kitapları yayımlandı, yine 1927’nin 20 Şubat tarihinde “Rilke’ye Veda” başlıklı konuşmasını yaptı. 1928’de Leo Tolstoy’un 100. Doğum Yıldönümü Kutlamaları’na katılmak üzere, Sovyetler Birliği’ne gitti. 1933’de, Nazilerin yakmaya başladıkları kitaplar arasında Yahudi kökenli Zweig’ın eserleri de yer alıyordu. 1934’te Gestapo’nun villasını basıp, silah araması üzerine Zweig ülkesini terk etmek zorunda kaldı ve İngiltere’ye, Londra’ya yerleşti. Ancak, kendini burada da rahat hissetmedi. Zweig, 1937’de ilk karısı Frederike’den ayrıldı ve bir yıl sonra Portekiz’e yanında Lotte Altman adında bir kadınla gitti. O sıralarda Avusturya, Alman Reich’ına katılmıştı ve Zweig da İngiliz vatandaşlığına geçmek için müracaat etti. 1939’da “Kalbin Sabırsızlığı” adlı romanı yayımlandı ve Zweig da, Portekiz seyahatine birlikte çıktığı Lotte Altman ile evlendi. 1940’ta İngiliz tabiiyetine girdi, İkinci Dünya Savaşı sırasında New York’a, Arjantin’e, Paraguay’a ve Brezilya’ya gitti. Zweig konferanslar için gittiği Brezilya’ya yerleşmeye karar verdi. Orada ünlü “Bir Satranç Öyküsü”nü kaleme aldı. Stefan Zweig, 1941’de Montaigne üzerine çalışmaya başladı ve “Dünün Dünyası – Avrupa Anıları” adlı otobiyografisini kaleme aldı. “Dünün Dünyası” kitabı, 1900’lerin başında gençliğini yaşamış bir yazarın yaşadığı dünyanın asla eskisi gibi olmayacağını farkettiğinde eski günlere düzdüğü bir övgüdür. Avrupa’nın içine düştüğü durumdan duyduğu üzüntü ve yaşamındaki düş kırıklıkları nedeniyle 22 Şubat 1942’de Rio de Janeiro’da, karısı Lotte ile birlikte intihar etti. Buna Hitler’in dünya düzenini kalıcı sanmasının verdiği karamsarlığın yanı sıra, kendi dünyasının asla bir daha varolmayacağı düşüncesi neden oldu.

S.ZWEIG’iN BAŞLICA ESERLERİ:

* Yürek Çöküntüsü (Varlık Yayınları, 1970)
* Dünün Dünyası (Can Yayınları, 1985)
* Bir Kadının Yirmi Dört Saati (Oda Yayınları, 1986)
* Yarının Tarihi (Can Yayınları, 1991)
* Kendileri ile Savaşanlar (1. Cilt) (İş Bankası Yayınları, 1991)
* Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski (2. Cilt) (İş Bankası Yayınları, 1991)
* Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar: Casanova, Stendhal, Tolstoy (3. Cilt) (İş Bankası Yayınları, 1991)
* Lyon’da Düğün (Can Yayınları, 1992)
* Yıldızın Parladığı Anlar (Can Yayınları, 1995)
* Karışık Duygular (Milliyet Yayınları, 1995)
* Satranç (Can Yayınları, 1997)
* Günlükler (Can Yayınları, 1997)
* Değişim Rüzgârı (Can Yayınları, 1998)
* Calvin’e Karşı Castellio ya da Köleliğe Karşı Özgür Düşünce (Çiviyazıları Yayınları, 1998)
* Fouche, Bir Politikacının Portresi (Can Yayınları, 1999)
* Tehlikeli Merhamet (Babil Yayınları, 2000)
* Amok Koşucusu (Can Yayınları, 2000)
* Balzac, Bir Yaşam Öyküsü (Kabalcı Yayınları, 2002)
* Magellan (Kabalcı Yayınları, 2002)
* Freud ve Öğretisi (Papirüs Yayınları, 2003)
* Yakıcı Sır (Evrensel Basın Yayın, 2004)
* Ruh Yoluyla Tedavi (İmge Kitabevi Yayınları, 2005)
* Merhamet/Acımak/(Kalplerin Aceleciliği, Halk El Neşriyat)

Çalışmaları:

Üretken bir yazar olan Zweig, birçok konuda denemeler yaptı. Lirik şiirler yazdı, trajedi ve dram türünde sahne eserleri denedi, özellikle biyografi alanında önemli eserler ortaya koydu. Freud ve psikolojiye olan ilgisi onu bu alana yöneltti. Biyografi alanındaki çalışmaları, dönemin birçok ünlü kişisinin hayatlarını gözler önüne serdi. Üç Büyük Usta: Balzac, Dickens, Dostoyevski; Kendi İçindeki Şeytanla Savaşanlar: Hölderlin, Kleist, Nietzsche; Romain Rolland; Marie Antoinette; Magellan, Stendhal, Erasmus, Fouche eserleri bu biyografilerden birkaçıdır.
Stefon Zweig, 1941’de Montaigne üzerine çalışmaya başlar ve “Dünün Dünyası-Avrupa Anıları” adlı otobiyografisini kaleme alır. Zweig 22 Şubat 1942’de karısı Lotte ile birlikte intihar eder ve devlet töreniyle Petropolis Mezarlığına gömülür.

Ölümü:

Başkaları ölürken kendini güvende hissetmeye dayanamayacak kadar ilgiliydi başkalarının hayatlarıyla. Bu ilgiyi kendi hayatıyla ödedi. Tarihler 1933’ü gösterirken Nazilerin yakmaya başladıkları kitaplar arasında S. Zweig’ın eserleri de yer alıyordu. 1934 yılında, Nazilerle Stefan Zweig arasındaki çatışmalar doruk noktasına ulaşınca Zweig’tan “savunma” istendi ve hemen arkasından Zweig’in Kapuzineberg’deki evi basılarak, silah araması yapıldı. Bu uğraşmalar üzerine Zweig, ailesini bile yanına almadan yurdu terk etti ve Londra’ya yerleşti. Zweig 1937’de karısı Frederike’den ayrılıp ve bir yıl sonra Portekiz’e giderlken yanında Lotte Altman adında genç bir kadın vardır. O sıralarda Avustralya, Alman Reich’ina katılır ve Zweig da İngiliz vatandaşlığına geçmek için müracaat eder. Zweig, sevgilisiyle beraber intihar eden bir Alman şairi olan Kleist’ın biyografisini yazarken şöyle diyordu: “Bazen ölmeyi beceren ve ölümden zamanı aşan bir şiir yaratabilen biri de bulunmalıdır”. Yazdığı kitaptaki gibi ölümden bir şiir yaratarak öldü kendisi de.

Bir Satranç Öyküsü’nün finali, yazarın, 1942 yılı başlarındaki ruh halini yansıtır. Umutsuzluk içindeki Zweig, en sevdiği yazarlar olan Goethe, Homeros ve Shakespeare’de teselli arıyordu. Okumak için bir şeyler ararken, tesadüfen Montaigne’nin “Denemeleri”ne rast gelir ve okur. Montaigne ölüm karşısında özgür olmak istiyordu. Zweig’da, Naziler’den kurtuluş için tek çare olarak ölümü görüyordu. 1942’nin 14 Şubat günü, karı-koca Zweig’lar Ernest Feder ile beraber, meşhur Rio Karnavalı’nı seyretmeye gittiler. Stefan Zweig neşeli ve huzurlu görünüyordu. Rio De Jonerio’da karnavalın yapıldığı Salı günü, “Singapur Olayı” ile gazete manşetlerini okudu: “Daha Fazla Direnmek İmkansız! İngiltere’de Derin Üzüntü!” Başka bir haberde de şunlar yazılıydı: ” Süveyş Kanalını Hedef Alan Alman Hücumu Libya’da!” Zweig, bu manşetler karşısında geçirdiği şoku, çevresindekilere belli etmemek için boşuna uğraştı. Aniden karnavalı seyretme isteği yok oldu ve hemen karısı Lotte ile birlikte Petropolis’e döndü. 23 Şubat 1942 sabahı, Rua Gonselves Dias, 34, Petropolis adresindeki yatak odasının kapısı, öğleye kadar açılmadı. Bu durumdan şüphelenen hizmetçiler, polise haber verdiler. Yatak odasına giren polisler, sırt üstü yatan Stefan ile elini onun göğsüne koymuş olan Lotte’yi buldular. “Veronal” adındaki ilaçtan almışlardı. Titizce düzenlenmiş masasının üstünde, pulları bile yapıştırılmış olan veda mektupları duruyordu. Ayrıca, Petropolis Valisi’ne hitaben yazılmış “Deklarasyon” başlıklı bir mektup vardı:

“Kendi isteğimle bilinçli olarak hayattan ayrılmadan önce, son bir görevi yerine getirmeye kendimi mecbur hissediyorum: Bana ve çalışmalarıma, böyle iyi ve konuksever bir şekilde kucak açan harikulade ülke Brezilya’ya içtenlikle teşekkür etmeliyim. Her geçen gün, bu ülkeyi daha çok sevmeyi öğrendim ve benim lisanımın konuşulduğu dünya, bana göre mahvolmasından, ve manevi yurdum Avrupa’nın kendi kendisini yok etmesinden sonra, hayatımı yeni baştan kurmayı daha fazla isteyebileceğim bir yer daha yoktu. Ama 60 yaşından sonra yeni baştan başlamak için özel güçlere ihtiyacım vardı. Benim gücüm ise, uzun yıllar süren yurtsuz gücüm sırasında tükendi. Böylece, ruhsal çalışması, her zaman en büyük sevinci ve bireysel özgürlüğü bu dünyanın en büyük nimeti olan bu hayatı, zamanında ve dimdik sona erdirmek bana daha doğru görünüyor. Bütün dostlarımı selamlarım! Umarım, uzun gecenin ardından gelecek olan sabahın kızıllığını hala görebilirler! Ben, çok sabırsız olan ben, onların önünden gidiyorum.”

Kategori: Biyografi

Benzer Konular

Halil Sezai Paracıkoğlu Kimdir?

Halil Sezai Paracıkoğlu Kimdir?

Halil Sezai Paracıkoğlu Biyografisi   Halil Sezai Paracıkoğlu, aslında her ne kadar İsyan ve Olsun...

Didem İnselel Kimdir?

Didem İnselel Kimdir?

Didem İnselel Biyografi   Didem İnselel, İstanbul’da 13 Temmuz 1976 tarihinde doğmuştur. Tam adı Uğur...

Pablo Neruda Kimdir?

Pablo Neruda Kimdir?

Pablo Neruda Biyografi   Şili’de demiryolu işçisi bir baba ve öğretmen bir annenin çocuğu olarak...

Chp Milletvekili Selin Sayek Böke Biyografisi

Chp Milletvekili Selin Sayek Böke Biyografisi

Selin Sayek Böke Kimdir?   Selin Sayek Böke, 1 Kasım 2015 seçimlerinde aday olduğu bölge...

Kaan Urgancıoğlu Kimdir?

Kaan Urgancıoğlu Kimdir?

Bugünlerde Kara Sevda dizisinin kötü adamı Emir Kozcuoğlu rolünde gözümüze çarpan yakışıklı oyuncu; Kağan Urgancıoğlu...

Sitemizde yayınlanan içerikler editörlerin ve internet üzerinde beğenilen yazılardan oluşmaktadır. Fehva.com yayınladığı içeriklerde herhangi bir tavsiye, öneri ya da reddiyede bulunmamaktadır. Sitemizde telif hakkınız olduğunu düşündüğünüz içerikler varsa adresine mail atmanız halinde memnuniyetle ilgilenilecektir.

Yukarı